Kapadokya’nın Avanos bölgesi çanakçılık, halıcılık gibi el sanatlarının çokça geliştiği, eşsiz güzellikteki peribacaları ve vadileri, 11.yy dan kalan kiliseleriyle Kapadokya bölgesinin en önemli turistik bölgelerinden biri haline gelmiştir. Ortalama 1 günde dolaşabileceğiniz Avanos bölgesinde yer alan gezilecek yerleri sizler için aşağıda paylaşıyoruz.
Gelmişken buraları görmezseniz olmaz, gerçekten de geziniz eksik kalacaktır. Şimdi detaylara bakalım. :)
Çanak Atölyeleri
Avanos’ta meşhur 2 adet çanak atölyesi var:
Biri Chez Galip; kendisini, Einstein’a benzetebilirsiniz. Çok meşhur, yurtiçinden ve yurtdışından katılımcılara eğitim veriyor. Öğrencilerinden biri toprağı sizin önünüzde maksimum 3 dk.da şekillendiriyor ve ardından kendi mağazasını gezmeye başlıyorsunuz. Bir bölümden sonra Chez Galip ve ailesinin elinden çıkan eserlerin sergilendiği bölüm var. Burada ne yazık ki fotoğraf çekimi yasak. İsterseniz kendi eserlerinden de beğendiklerinizi satın alabilirsiniz.

Diğer büyük çanak atölyelerinden biri Güray Müze. Kişi başı 10 TL giriş ücreti ödeyerek ilk yer altı seramik müzesine giriş yapabilirsiniz. Müzede 500’e yakın ve M.Ö 5000 yılına kadar dayanan eserler sergileniyor. Bununla birlikte ebru ve cam sanatıyla ilgilenen ustaların ellerinden çıkan eserleri canlı canlı izleme ve satınalma fırsatı bulabilirsiniz.

Müzenin bir diğer önemli özelliklerinden birisi ise kayadan oyma ve yerin altında 1.600 metrekarelik bir alanı kaplıyor olması. Müzenin bitiminde bir de atölye alanı bulunuyor. Burada yine canlı canlı toprağa nasıl şekil verildiğini izleyebilir ve çanaktan yapılan envai çeşit hediyelik eşya bulabilirsiniz.
Saç Müzesi
Dünyanın en ilginç müzeleri listesine giriş yapan Saç Müzesi, 1979 yılında açılmış ve bir de hikayesi var; bir aşk hikayesi. Çömlek ustası Galip Körükçü’nün atölyesine gelen Fransız bir turist kadın ülkesine dönmek zorunda kaldığında kendisini hatırlatacak bir anı olarak bir tutam saçını atölyeye bırakır ve Galip Usta da bunu atölyenin duvarına asar. Gel zaman git zaman bu hikaye yayıla yayıla kadınların saçlarını bırakmalarıyla bir müze haline geliyor.

Devrent Vadisi
Deve figürlü peribacasının etrafı korumalıydı, uzaktan fotoğrafını çekebilirsiniz. Vadiye girişte herhangi bir ücret yok. Zaten otobüsler de yolun kenara çekip sizi indirecekler. İsterseniz vadi içerisinde yürüyüş de yapabilirsiniz. Burası için yürüyüş yapmayacaksanız yarım saat ayırmanız yeterli olacaktır. Diğer vadilerin aksine bu vadide hiç yerleşim olmamış, bu nedenle ev şeklinde peribacası bulunmuyor.

Zelve Açık Hava Müzesi
Zelve Vadisi yer yer tırmanmalı, basamak çıkmalı yollarıyla sizi tarihle buluşturacaktır. Biraz yorucu ve zaman alıcı bir parkur olabilir sizin için. Yaklaşık 3 saatlik bir turla vadi içerisinde yer alan camiyi, Üzümlü ve Balıklı Kiliselerini, Değirmeni, Direkli Kilisesi’ni, Tüneli, Kutsal Hac Kilisesini ve Manastır’ı görebilirsiniz. Dönem dönem tüm yerler açık olmayabiliyor ancak hedeflemeniz gereken yerler buralar. Aşağıda da bizden bu güzelliği özetleyen bir fotoğraf. :)

Paşabağ
Sizi büyüleyecek bu peri bacaları neden şapkalı bir formdalar diye soracak olursanız da bu peribacalarının alt katmanlarının daha yumuşak olmasından ötürü çabuk aşındıklarını söyleyebiliriz. Aşınma gerçekleştikçe şapka formu ortaya çıkıyor. Bize de hayran hayran bakması kalıyor.

Avanos bittiyse şimdi sıra Ürgüp'ü keşfetmekte. Ürgüp gezi notlarımız için "Ürgüp Gezi Rehberimizi" okuyabilirsiniz.
Yorumlar (0)